escort bursa - escort bayan - gorukle escort bursa escort - bayan escort gorukle escort bursa escort bayan bursa bayan escort bursa vip escort bursa elit escort bursa vip escort bayan alanya escort antalya escort escort bursa havalimanı transfer
canlı bahis yap kaçak iddaa oyna illegal iddaa oyna illegal bahis siteleri illegal bahis oyna bahis siteleri
Bugun...


Gökhan DİHKAN

facebook-paylas
“Allah yaptırdı!”; “Şeytan Yaptırdı!”
Tarih: 30-12-2021 02:56:00 Güncelleme: 30-12-2021 03:00:00


İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Bursa AK Parti İl Başkanlığı toplantısında yaptığı konuşmada ilginç ifadeler kullandı. Soylu, konuşmasında “Cenab-ı Allah biliyor. Milletimize hiç ihanet etmedik. Üzerimize ne kadar gelirlerse gelsinler hiç ihanet etmedik. Kim ne derse desin. Onun için sadece bizim yaptıklarımıza bakmayın. Biz kendimiz yapmıyoruz. Biz inanıyoruz ki bize yaptıran Allah’tır, bize yaptıran Allah’tır, bize yaptıran Allah’tır” dedi.

 

Sayın Bakanımızın bu açıklamalarını okuduktan sonra twitter’da şu paylaşımı gördük. Okuyucularımızla paylaşmak istiyoruz. “Süleyman Soylu'nun kuzeni Mehmet Soylu, 15 liralık malzemeyi SGK’ya 66 katı fiyatla 1000 liraya sattı, Soruşturma açılmadı! Haberine erişim engeli getirildi. Soygunu ortaya çıkartan SGK başkan vekiline soruşturma açıldı, görevden uzaklaştırıldı!”

 

Sayın Bakanımız haklıdır. Bir Müslüman bakış açısıyla değerlendirirsek bir müslüman özgür iradesiyle Allah yolunda ilerleyerek sadece Allah rızasını gözeterek yaptığı konuşmalarını, davranışlarını, eylemlerini Allah’ın söylettiğini, Allah’ın yaptırdığını ifade edebilir.  Bunda anormal bir şey yok ! Hepimiz Allah’ın kullarıyız ve özgür irademizle aldığımız kararlarımızdan, konuşmalarımıza, eylemlerimize kadar her şey eğer Allah yolunda çabalıyorsak Allah’ın eseridir. İşte bu yüzden Müslüman, “Sefer Bizim Zafer Allah’ındır” anlayışını içselleştirmiştir.

 

Ancak bir de madalyonun öbür yüzü var. Nasıl Allah konuşturdu, Allah yaptırdı, Allah söyletti diyorsak insanlara müdahale eden bir Şeytan’ın varlığını da unutmamamız gerekiyor. Bunu da inanmış bir Müslüman böyle kabul eder. Yani dolayısıyla Allah’ın konuşturduğu insanlar olduğu gibi Şeytan’ın konuşturduğu insanlar da vardır. Allah’ın yaptırdığı eylemler nasıl varsa Şeytan’ın insanlara yaptırdığı eylemler de vardır. İmtihan dünyasında bunlar ilahi gerçeklerdir.

 

Sayın Bakan’ın şahsı için konuşmuyoruz ancak şimdi bu gerçekler ışığında sormak lazım. Kendisinin kuzeninin 15 liralık malzemeyi SGK’ya 66 kat fiyatına 1000 liraya sattıran Allah mıdır? Ya da geçmişte şu anda Amerika’da at çiftliği olan ve orada keyif süren malum zattan geçmişte milyonlarca lira ve dolar rüşvet alan, evlerinden kutu kutu dolarlar çıkan bakanların bu yedikleri rüşvet paralarını Allah mı aldırmıştı? Ya da bakanlığı döneminde kendi bakanlığına piyasa fiyatının üzerinde kendi aile şirketinden ürün satarak makamını rant devşirme için kullanan bakanlarınıza bu davranışı Allah mı yerine getirtmişti? Yıllarca çalışıp KPSS sınavına girerek 95 puanla dereceye giren gençleri 4 dakika süren mülakatlarda eleyen Allah mı? Örnekler çoğaltılabilir.

 

İlahiyatçı Akademisyen Halil Hacımüftüoğlu’nun Allah’ın Krallığı kitabından bir pasaj aktarmak istiyoruz.

 "Kur'an'da Allah'ın taraftarları -Hizbullah-ndan genel olarak bağlılık duyanlar/sadakat sahipleri, yüksek sadakat sahipleri veya teslim olanlar olarak bahsedilir. Ancak yeri geldikçe, doğru yolda yürüyenler, himaye edilen dost ve müttefikler, ordular/askerler, kendilerine emanet edilenleri ve ahitleri gözetenler, kazançlı çıkanlar, Allah'ı vekil seçenler, sabır ve metanet gösterenler, müteşekkir olanlar, övgüler sunanlar, sadece Allah'a intisap edenler, yetkin kullar, tanıklar, çaba sarf edenler, boyun eğenler, itaat edenler, iyi/sadık kullar, Efendinin adamları/erleri, kullar hizmetkarlar gibi değişik vasıflarla söz edilmektedir. Allah'a muhalefet edenlere gelince onlar baş düşman Şeytanın taraftarları/avanesi-Hizbuşşeytan- ya da başka bir deyişle İblis'in ordusu/askerleri olmaktadır. Fakat onlardan genellikle nankörler/tanımazlar/kafirler olarak söz edilir. Nankörler/tanımazlar/kafirler dışında ise yer yer düşmanlar, cahillik yapanlar, azıtanlar, azgınlar, ortaksayanlar/ ortakedenler/ müşrikler, yollarını kaybedenler, köstebekler, Allah'ın emrinden çıkanlar, suçlular, hatalılar, kaybedenler, büyüklenenler, ahdini bozan hainler, çok hain ve alçaklar, iyiliğe mani olan, hatalı, zorba, şımarık, böbürlenen, kendini beğenen gibi tekil olarak ifade edilen niteliklerle anılmışlardır. Bunlardan başka onların yoldan saptıkları, döndükleri, Allah'a karşı geldikleri, O'na isyan ettikleri ve O'nun hakkında tartıştıkları değişik vesilelerle belirtilmektedir"

 

Diyeceğimiz o ki insan bu dünya hayatını yaşarken imtihandadır. Hizbullah saflarında da Hizbuşşeytan tarafında da yer almak kendi insiyatifindedir. İnsana söylemlerini ve eylemlerini evet ya Allah ya da Şeytan yaptırmaktadır ama insan kendi özgür iradesiyle tercihini yaptığından ötürü sorumludur ve ahirette hesap verecektir. Ama bizce asla yapılmaması gereken kendi yanlışlarınızı, hatalarınızı, günahlarınızı görmezden gelip, sanki sütten çıkmış ak kaşık gibi davranarak, herşeyi güllük gülistanlık göstermektir. Hele bir de üstüne, “Bütün bu yaptıklarımızı bize Allah yaptırıyor” demek bir tür günahlara, yanlışlara, hatalara karşı ilahi meşrulaştırma arayışı içine girmektir. Bu asla kabul edilemez bir davranıştır. Dostane Sayın Bakanı uyarmak istedik…

 

 

 

 

 

 

 





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Sizce Trabzon'un en önemli sorunu nedir?


HABER ARA
YUKARI