escort bursa - escort bayan - gorukle escort bursa escort - bayan escort gorukle escort bursa escort bayan bursa bayan escort bursa vip escort bursa elit escort bursa vip escort bayan alanya escort antalya escort escort bursa havalimanı transfer
canlı bahis yap kaçak iddaa oyna illegal iddaa oyna illegal bahis siteleri illegal bahis oyna bahis siteleri
Bugun...


Mustafa USTA

facebook-paylas
Memlekette Ekonomik Kriz Olduğuna İnanıyor musunuz?
Tarih: 22-10-2021 16:04:00 Güncelleme: 22-10-2021 16:04:00


Türkiye’de ekonomik bir kriz mi var?

Millet gerçekten de perişan mı?

Yakından bakalım…

Önce şanslı vatandaşlar…

Ekonomik krizde sattığı mal ya da hizmete kendini korumak için ‘zam yapma’ imkânına sahip olanlar,

Hazır fırsat doğdu, ‘ekstra’ zam yapma imkânına sahip olanlar,

Gelirlerini dövizle elde edenler,

Bol miktarda döviz ve altını olanlar,

Gayrimenkul geliri elde edenler,

Faiz geliri elde edenler,

Rant geliri ya da spekülatif kazanç (ev, arsa, dolmuş, taksi, borsa vb) elde edenler,

Birden fazla maaş alan, aldıkları maaşlar da ballı olanlar,

Çalışmadan, ter akıtmadan kazananlar, emeği sömürenler,

Sizce bu yukarıda saydığım insanların aileleriyle birlikte sayısı ne kadardır?

5 milyon? 10 milyon? 20 milyon?

Şayet bu yukarıda saydığım sınıflardan birinde iseniz, sizin için ekonomik kriz diye bir şey söz konusu olabilir mi? Tam tersine, sizin için işler yolunda olmalıdır!

Bunlara kısaca ‘kazananlar’ diyerek devam edelim.

Şimdi de şanssız vatandaşlara bakalım.

Başta işsiz olanlar,

Karşılığı olmayan borcu olanlar,

Ücret geliri elde edenler,

Emekliler,

Küçük üreticiler,

Ve bu sınıflardan olup da bir de kirada oturanlar…

İşte ekonomik kriz olsa olsa bu kesim için olabilir.

Bunlara da kısaca ‘kaybedenler’ diyebiliriz.

Peki, hangi sınıfın etkinliği daha fazla? Kazananların mı, kaybedenlerin mi?

Elbette kazananların. Yani şanslı sınıfın!

İyi ama kaybedenler sınıfının sayısı daha fazla, haliyle ilk seçimde kaybedenlerin istediği bir parti iktidara gelecek ve bugünün kazananları, yarının kaybedenleri olacak, diyebilir miyiz?

Kesinlikle hayır, çünkü bu iş sayıyla olmuyor!

Bugün olduğu gibi gelecekte de ülkeyi kimin ve nasıl yöneteceğini kazananlar sınıfı belirleyecek.

Yani azınlıklar kazanacak, çoğunlukları yönetmeye ve değişik derecelerde sömürmeye devam edecek!

Garip ama kaybedenler sınıfından pek çok kişi de kazananların göstereceği aday ve partilere oy verecek.

Niye böyle oluyor?

Çok sebebi var ama temel sebebini söyleyeyim: “Bilinçsizlik!”

Kaybedenler sınıfı, kazananlar gibi menfaatinin nerede olduğunu göremiyor, bu bilinçten mahrum!

Ve paradoksal bir şekilde kendisini ezenlerin kurduğu partilere, adaylara oy vermekte sakınca görmüyor.

Verdikçe eziliyor, verdikçe sömürülüyor ama vermekten de vazgeçmiyor! Ve bu fasit daire dönmeye devam ediyor!

Ve bu kesim genellikle ‘dinle, imanla, bayrakla, vatanla’ kandırılıyor! Büyük kısmı kendini sağcı veya milliyetçi olarak tanımlıyor, başka türlü olması mümkün mü?

Oysa kazananlar sınıfı, çok değişik din-mezhep, meşrep, siyasi görüşteki insanlardan oluşmasına rağmen, ekonomik menfaatleri doğrultusunda ortak bir duruş sergileyebiliyor.

Çarşaflısı ile mini eteklisini, sarıklısı ile fötr şapkalısını, asma bıyıklısı ile top sakallısını, liberali ile muhafazakârını aynı paydada buluşturan şey; çıkarlarıdır. Haliyle oyunu hep onlar kazanıyor…

Aslında bunların hemen tamamı materyalist lakin kendilerini başka türlü tanımlıyorlar, dini, diyaneti, bayrağı, vatanı kimselere bırakmıyorlar! Çünkü iktidarlarını sürdürmek için bunlara şiddetle ihtiyaçları var.

Demek ki neymiş? Ekonomik kriz herkes için değil, toplumun belli bir kesimi için varmış.

Çünkü toplum olarak hep birlikte fakirleşmiyoruz, birileri fakirleşirken birileri o biçim zenginleşiyor.

Cebimizden çalınan paralar, buhar olup uçmuyor ya, bir başkasının cebine gidiyor. Ve o ‘bir başkaları’ da birilerinin iddia ettiği gibi dış güçler, elin oğlu, kızı değil, bizatihi iç güçler, ‘bizim oğlumuz, bizim kızımız!’

Ve bunların sayısı hiç de az değil.

Hani o hep söylenen klişe söz var ya, “Küçük bir çıkar grubu halkı sömürüyor!” diye. Bu söz gerçeği yansıtmıyor, çünkü sömürenlerin sayısı artık milyonlarla ifade ediliyor! Öyle 3-5 milyon da değil. Çok daha fazlalar!

Bu milyonluk tabakalar, öyle kolay kolay iktidarı bırakmazlar!

Dikkat edin AKP ya da AKP’liler demiyorum!

İçinde AKP’lilerin de olduğu, her türden insanı barındıran ama ortak noktaları ekonomik çıkarları olan milyonluk gruplar bunlar.

Bu gruplar AKP iktidarında hem sayılarını artırdılar hem de iktidarlarını iyice pekiştirdiler.

Fiili iktidar da şu anda bunların elindedir.

Bu öyle bir iktidardır ki, değil 1 AKP, 1000 AKP de olsa bunlara bir şey yapamaz. Gördüğünüz gibi yapamıyor da!

Ve şimdi bu gruplar, AKP’den desteğini çekiyor ve kazanımlarını koruyarak artırabilmek için yeni bir alana doğru yol alıyor.

Türkiye önümüzdeki dönemde çok ilginç gelişmelere sahne olacak ama değişmeyen tek gerçek var olmaya devam edecek: “Kazananların iktidarı sürecek!”

Eğer televizyondaki, gazetelerdeki ‘Cumhur-Millet’ ittifakı tartışmalarına, adaylarının kim olacağına, kimin kazanacağına takılırsanız, gerçeği göremezsiniz.

Cevabını arayan soru şu: “Kazananlar tabakası, iktidarlarını sürdürmek için acaba kimin (liderin-partinin) üzerinde anlaşacak ve bunu halka nasıl seçtirecek?”

Bunu nasıl başaracaklar? Birkaç yolu var. Bir sonraki yazımda bunları anlatacağım.





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Sizce Trabzon'un en önemli sorunu nedir?


HABER ARA
YUKARI