|
Tweet |
Kaya, “Üzülerek şunu ifade etmek istiyorum. Devlet yönetimi ciddiyet ister. Berat beyin istifa edip etmediği konusunda ki durumun netleşmesi bir günümüzü aldı. Bir gün bir millet, hatta dünyada ki bütün ekonomi çevreleri bakanın istifa edip etmediği, istifasının doğru olup olmadığı konusunda net bilgi alamadı. Böyle bir devlet yönetimi olamaz. Düşünün burası sizin bakkal dükkanımız değil, burası sizin babanızın çiftliği değil. Çıkıp daha ilk dakikalardan bu millete tatmin edici açıklamanın yapılması gerekiyordu. Bu yapılmadı.
AÇI OLAN BİR BAŞKA BOYUTU…
Bu sabah saatlerinde, dün geceye kadar gündem buydu. Acı olan bir başka boyutu da şu: Basın özgürlüğünden sıklıkla bahsediliyor. Ana akım medyasına bakın, demokrasinin 4. günü olarak adlandırdığımız basın maalesef bu konuyla ilgili haber yapamadı. Bir çok ana akım medyada, bir çok ulusal medyada, gazetede bakan beyin istifası ile ilgili habere rastlayamadık. Haber yapmaktan korkan, çekinen bir basın, gerçeği ile de karşı karşıyayız. Bu da çok acı üzüntü verici. Bir başka boyutu da şu var: Bakan beyin istifa ettiği teyid edilmeden, sadece bilgi olarak sosyal medyadan yaptığı açıklama sonrasında dolar düştü. Yaklaşık 50 kuruşa yakın düşüş oldu dolar kurunda. Euro düştü, borsa yükseldi. Ekonomi çevreleri bu haberi çok olumlu algıladı. Böyle değerlendiriyoruz. Bir bakanın istifasıyla, daha netleşmemiş istifasıyla dolar kuru 50 kuruş düşüyorsa, ben şunu düşünüyorum bu kabine görevi bıraktığında, 18 yıldır ülkeyi yönetenler görevi bırakıp milletin yakasından düştüğünde dolar nerelere düşer, ekonomi nasıl rahatlar? Gerçekten insanın aklına bu geliyor?” dedi.
BİZE TRABZONLU BAKAN YETMİYOR, BİZE TRABZON’A BAKAN LAZIM
Kabinede yer alan 4 Trabzonlu bakan sayısının, Albayrak’ın istifasıyla beraber 3’e düşmesi ve bu durumun Trabzon’a olumlu veya olumsuz yansıması olup olmayacağı sorusu ise Kaya, “Bakanların nereli olduğu mesele değil bence! “Trabzonlu bakan” diyoruz. Bize Trabzonlu bakan yetmiyor, bize Trabzon’a bakan lazım. Trabzon’un sorunları ile ilgilenen lazım. Trabzon’un sorunlarını kendine dert eden ve çözme gayreti içinde olan lazım. Bir tane olsun, bu dediklerimi yapan olsun. Trabzon kökenli, Trabzonlu çok bir anlam ifade etmiyor. Gördük nihayetinde.. 4 tane bakan vardı, hepsi Trabzonlu olduğu söyleniyordu. Fakat Trabzon’un sorunları konusunda hiç bir tanesinin çaba içinde olmadığını gördük.
TRABZON’UN SORUNLARINI ÇÖZME GAYRETİNDE OLAN BİR BAKAN YETER
Bir demiryolu meselimiz var, biliyorsunuz Trabzon’un öncelikli sorunlarından bir tanesi. Demiryolu’nun güzergahının kaydırılacağı yönünde açıklamalar yapıldı hiç bir tanesinden ses çıkmadı. Güney Çevre Yolu Meselemiz var ki Trabzon’un en öncelikli meselelerinden bir tanesi. Bakın bu meseleyi Samsun halletti, Ordu, Rize, Giresun hallettin. Ama Trabzon’da bu konuda 20 - 25 yıl önce yapılmış proje tozlu raflarda duruyor, onun dışında bildiğimiz hiç bir şey yok. Sıklıkla meclis gündemine getiriyoruz. Şehrin trafiğinin durumunu hepimiz görüyoruz. Bu trafiğin rahatlaması için şehir geçişinin mutlaka güneye kaydırılması gerektiğini söylüyoruz. şehrin doğu - batı aksında sıkıştığını güneye doğru büyümesi gerektiğini ifade ediyoruz, biz ediyoruz biz dinliyoruz. Maalesef 4 Trabzonlu bakan dediğiniz arkadaşların hiç bu konuyla ilgili bugüne kadar bir sözlerini duymadım, bir taahhütlerini duymadım, bir desteklerini duymadım. O yüzden diyorum ki bize Trabzonlu Bakan değil, Trabzon’a bakan, Trabzon ile ilgilenen, Trabzon’un sorunlarını dert eden bu sorunları çözme gayreti içinde olan bir bakan yeter” diye konuştu.
SORUNLARI GÜNDEME GETİRİYOR, BAKAN VE BÜROKRATLAR BEY NOT ALIYOR
Kaya, mecliste Trabzon’un sorunlarını gündeme getirmesi sonrasında geri dönüş alıp almadığına ise şu şekilde cevap verdi: “Mecliste yaptığımız açıklamalar iktidar partisi kanadında tartışılıyor bunun bilgileri geliyor bize. Ben onunla da yetinmiyorum. İlgili bakanlık bütçe görüşmelerinde, Trabzon’un bu dillendirdiğimiz, çözülmesini istediğimiz meselelerini ilgili bakana da söylüyorum. Mesela Tarım Bakanlığı bütçe görüşmeleri vardı. Orada yayla evleri sorunlarını gündeme getirdim. Artı fındık konusunda bir öneri gündeme getirdim. TMO Başkanı, kurum başkanları, amirler oradaydı. Bakan bey not aldı. Önerilerimizi yapıyoruz. Değerlendiriliyor diye düşünüyorum. Tanık olduğum manzara ve bakan bey ve bürokratların not aldığı şeklindeydi.
TMO PİYASADAN ÇEKİLİRSE, FINDIK FİYATI DÜŞER TMO
2020 Aralık ayı sonuna kadar piyasada olacağını açıklamıştı. Bende şunu dedim. Fındık fiyatları düşme eğilimine girdi. Yabancı alıcılar, pozisyon almış durumdalar. bekliyorlar ki TMO piyasadan çekilsin. TMO piyasadan çekilirse, piyasa güvencisiz kalacak. Fındık fiyatları hızlı düşme eğilimine girebilecek. Yabancılar bunu fırsata çevirerek, piyasada ki bu boşluğu değerlendirerek ucuza fındık almaya çalışacaklar. Bunu engellemenin yolu ne? TMO Aralık ayında piyasadan çekilmesin, Nisan’a kadar fındık alacağım desin, bakalım Fındık fiyatları düşüyor mu? Asla düşmez, ne düşer, yabancıların ucuza fındık alma oyunu düşer. Dikkate aldığını düşünüyorum, not aldı, değerlendirecek diye inanıyorum”
HİZMETİ ELEŞTİRMEYİ SEVMEM AMA..
Trabzon Havalimanında yapılan iyileştirmelerin plansız olduğunu ifade eden Kaya, “İyileştirmeler maalesef plansız yapılıyor. Hizmeti eleştirmeyi sevmem. Ama daha önce pist bakım çalışması yapıldı. Havaalanımız belli bir dönem kullanılamadı. Bu nasıl bir plansızlıktır, ya da bu nasıl bir plandır. Siz tadilat işi yapıyorsunuz, pist bakım yapıyorsunuz. En güzel zaman. Şimdi de eleştiri tesisatı ile ilgili bir takım tadilatlar yapılıyor. Pist bakımı yapılacağı zaman pisti kazımışsın, kabloları döşe, yapacağı işin alt yapısını hazırlar, hepsini eş güdüm uyum içinde bitir. 2 - 3 ay önce pistin zeminini yapıyorsun, şimdi elektriğini yapıyorsun. Yani çok anlamsız, çok plansız, mühendislikten, akıldan, bilimden işler yapılıyor. Hizmeti eleştirmek sevmem, ama gerçekleri de konuşmak zorundayız. Keşke daha planlı yapılabilse. Trabzon’a verilmiş bir uluslararası yeni havalimanı sözü var, bunla ilgili maalesef hiç bir adım atılmadığını görüyoruz. Var olan havaalanımızın şartlarını iyileştirerek palyatif çözümlerle günü kurtarmaya çalışıyorlar maalesef”