|
Tweet |
Trabzon Dünya Ticaret Merkezi’nin geleceğine ilişkin kararın yaklaşan TTSO seçimleri sonrasında göreve gelecek yeni yönetimle birlikte alınması gerektiğini belirten Ayhan Sürmen, mevcut yönetimin seçim öncesinde ihale sürecine girmesini doğru bulmadığını söyledi.
Sürmen, geçmişte Dünya Ticaret Merkezi konusunda alınan kararlara da sert tepki göstererek şu ifadeleri kullandı:
“Oraya yeni yönetimle beraber karar verilmeli diye düşünüyorum. Yıllar önce orayı kişisel menfaatleri için o hale getirenler, orayı ihale etmemeli diye düşünüyorum. Seçimin sonucunu beklemeleri gerekir.”
Seçimlere yaklaşık iki ay kaldığına işaret eden Sürmen, bugüne kadar uzun süre atıl durumda kalan alan için şimdi acele edilmesini anlamlı bulmadığını dile getirdi.
Mevcut yönetimin seçim sonucunu beklemesi gerektiğini söyleyen Sürmen, ihale hazırlıklarındaki hızın nedenini sorguladı.
Sürmen şöyle konuştu:
“İki ay mı çok uzun zaman? O kadar atıl kaldı, bugüne kadar oranın atıl kalmasına göz yumdular da şimdi iki ay mı batıyor onlara? Aceleleri ne? Birileri mi orayı almak istiyor, şirketler grubu mu? Ne aceleleri var?”
Sürmen, ‘’O binanın altında kalırlar. Ben sana diyeyim. O binayı ihale ettiklerinde bu şehre ihanet ettiler. İkisi de yan yana şu anda; ihanet edenler.”
Sürmen, geçmişte ihalenin hangi şartlarda ve hangi ilişkiler çerçevesinde gerçekleştirildiğinin de sorgulanması gerektiğini savundu.
“Orada neyin karşılığında ihale ettiklerini de onlara sor. Hangi işleri yaptıklarını da onlara sor. Öyle yok. Bu şehir öyle kişilerin şahsi çıkarlarına kimse emanet edemez.”
Mevcut yönetimin seçim sonucunu beklemek zorunda olduğunu ifade eden Sürmen, buna uyulmaması halinde seçim sonrasında kamuoyu önünde hesap verilmesi gerektiğini söyledi:
“Beklemek zorundalar. Beklemezlerse seçimden sonra hesabını verirler bu millete.”
Dünya Ticaret Merkezi’nin nasıl değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin kendi önerisini de açıklayan Ayhan Sürmen, tesisin TTSO üyelerinin ortaklığıyla kurulacak geniş tabanlı bir şirket tarafından alınabileceğini söyledi.
Sürmen, projenin Trabzon’a yeniden kazandırılması gerektiğini belirterek şu öneriyi yaptı:
“Orası bana göre Ticaret Sanayi Odası üyelerinin kurduğu, komple bütün üyelerinin kurduğu bir şirket tarafından alınıp Trabzon’a kazandırılmalı. Aynı zamanda eski Dünya Ticaret Merkezi hüviyeti altında yeniden kazandırılmalı.”
Bu modelle hem TTSO üyelerinin projeye sahip çıkabileceğini hem de tesisin kuruluş amacına uygun biçimde yeniden Trabzon ekonomisinin hizmetine sunulabileceğini savunan Sürmen, Dünya Ticaret Merkezi kimliğinin korunması gerektiğini özellikle vurguladı.
Trabzon’da uzun yıllardır turizmin 12 aya yayılması gerektiğinin konuşulduğunu hatırlatan Sürmen, Dünya Ticaret Merkezi’nin bu hedef doğrultusunda önemli bir rol üstlenebileceğini söyledi.
“Buradan net olarak söylüyorum. Çünkü 12 ay turizm, turizm diye biz burada yırtınıyoruz. Bize 12 ay turizmi sağlayacak bir merkezi olur.”
Sürmen, alanın yalnızca gayrimenkul projesine dönüştürülmesine kesinlikle karşı olduğunu ifade etti.
Dünya Ticaret Merkezi bünyesindeki bazı bölümlerin ofis ve büro olarak değerlendirilmesine yönelik planları da eleştiren Sürmen, tesisin iş merkezine dönüştürülmemesi gerektiğini söyledi.
Ofis ve büro yapılmasının düşünüldüğünün hatırlatılması üzerine Sürmen şu karşılığı verdi:
“Ben de onu diyorum. Ona çeviremez. Orası Trabzon ticaretinin merkezi olacak bir merkez haline getirilmeli. Asla kimse iş merkezine çeviremez.”
Sürmen'e göre Dünya Ticaret Merkezi; kongre, fuar, ticaret ve turizm faaliyetlerinin bir araya geldiği, şehrin ekonomik hareketliliğini artıracak bir merkez olarak yeniden yapılandırılmalı.
Açıklamasının sonunda ihale sürecindeki zamanlamayı bir kez daha sorgulayan Ayhan Sürmen, mevcut yönetimin seçimlere kadar herhangi bir bağlayıcı karar almaması gerektiğini savundu.
Sürmen, “Sadece neden bu acele? Diyorum. Neden? Kime vermek için bu acele?” diye sordu.
İhalenin seçim sonrasına bırakılmasını isteyen Sürmen, göreve gelecek yeni yönetimin konuyu bütün tarafları bir araya getirerek değerlendirmesi gerektiğini belirtti.
“Beklesinler. Yeni yönetim gelir, oturur, değerlendirir. Eski yönetimleri de çağırır. Onların da görüşlerini alır. Ondan sonra ortak istişare yapılır.”
Dünya Ticaret Merkezi konusunda yalnızca TTSO’nun söz sahibi olmadığını ifade eden Sürmen, belediye ve Dünya Ticaret Merkezi tarafının da süreçte hakları bulunduğunu hatırlattı.
Sürmen şöyle devam etti:
“Orada belediyenin de hakkı var. Belediyenin görüşü alınabilir. Dünya Ticaret Merkezi’nin de hakkı var. Yani orada en düşük hakkı olanlardan biri Ticaret Sanayi Odası ama karar noktasında, Dünya Ticaret Merkezi ile beraber düşünüldüğünde karar noktasında Ticaret Sanayi Odası çok önemli.”
Ayhan Sürmen, Dünya Ticaret Merkezi’nin geleceğinin seçim öncesinde aceleyle belirlenmesi yerine yeni yönetim, eski yöneticiler, belediye ve diğer hak sahiplerinin katılımıyla ortak istişare sonucunda karara bağlanması gerektiğini belirterek, “Benim kanaatim bu” dedi.