|
Tweet |
Ayhan Sürmen’in Dünya Ticaret Merkezi ile ilgili ihale sürecinin yaklaşan TTSO seçimlerinin sonrasına bırakılması gerektiğine yönelik açıklamalarına TTSO Başkanı Erkut Çelebi’den cevap geldi.
Sürmen’in, “İhale için aceleniz ne?” sorusuna karşılık Çelebi, kararın yalnızca TTSO yönetiminin ya da şahsının vereceği bir karar olmadığını belirterek Dünya Ticaret Merkezi’nde farklı ortakların bulunduğuna dikkat çekti.
İhale sürecinin seçim sonrasına bırakılması gerektiği yönündeki eleştirilere cevap veren Çelebi şöyle konuştu:
“Seçimlerden sonraya bırak deniyor... Bu benim kararım değil ki. Orada bir yönetim kurulu var. Yönetim kurulunda çoğunluk başkasında, bizde değil.”
İhalenin herkese açık olduğunu vurgulayan Çelebi, daha önce de Trabzonlu iş insanlarını bir araya getirerek Dünya Ticaret Merkezi için ortak bir girişim oluşturmayı denediklerini ancak sonuç alamadıklarını anlattı.
“İsteyen girebilir. Şu anda burası ihaleye açık, herkes girebilir. Daha önce iki defa böyle bir girişimde bulunduk. Trabzon’dan insanları topladım ama doğru düzgün bir şey olmadı. İsteyen şimdi de girebilir, bundan sonra da girebilir.”
Seçime birkaç ay kaldığı gerekçesiyle sürecin bekletilmesini doğru bulmadığını ifade eden Çelebi, Dünya Ticaret Merkezi alanındaki yapıların daha fazla atıl bırakılmaması gerektiğini söyledi.
Kongre ve Fuar Merkezi ile beş yıldızlı otel olarak planlanan kulelerin satış kapsamında olmadığının altını çizen Çelebi şöyle devam etti:
“Zaten oradaki Kongre Merkezi’nin olduğu kuleyle yanındaki beş yıldızlı otel kulesi duruyor, onları vermiyoruz. Neyi bekleyeceğiz mesela? Kongre ve Fuar Merkezi ne zamandan beri bitmeyi bekliyor? Üç ay daha beklesek ne olacak, ne fark edecek? Kim alacak burayı? Bunları insanlara bedava dağıtamazsın ki. Öyle bir durum söz konusu değil. Burası nasıl devam edecek?”
Ayhan Sürmen’in Dünya Ticaret Merkezi’nin ofis ve iş merkezine dönüştürülmesine yönelik eleştirilerine de cevap veren Erkut Çelebi, planlanan modelin tam tersine alanı daha fazla kişinin kullanımına açacağını savundu.
Çelebi,ticaret merkezi anlayışının ofis, mağaza, sağlık tesisi ve farklı ticari alanları da kapsayabileceğini söyledi.
Çelebi şöyle konuştu:
“Ticaretin merkezi olacaksa daha iyi. Daha önce bir kişi olacaktı, şimdi onlarca, yüzlerce insan olacak. Kötü bir şey mi? Sen de alabilirsin. Paran varsa git al. Dükkanlar var, alışveriş mağazaları var, ofisler var. Hastane aç, ne istiyorsan aç.”
Sürmen’in eleştirilerini “tutarsız” bulduğunu belirten Çelebi, mevcut projenin uzun süre üzerinde çalışılan bir model olduğunu savundu.
Çelebi, alanın tek bir şirkete ya da holdinge toptan verilmesi yerine parçalı biçimde değerlendirilmesinin Trabzon açısından daha faydalı olduğunu ifade etti.
“Bunlar buraya gelene kadar yüzlerce, binlerce kez düşünülmüş konulardır. Şu andaki uygulama en güzel uygulamadır. Herkesin faydalanabileceği bir uygulamadır. Herkes buraya gelip dükkanını alabilir, satabilir. Parası olan gelir alır.”
Tek bir holding ya da şirkete verilmesi durumunda Dünya Ticaret Merkezi’nin o şirketin tercihlerine göre yönetileceğini savunan Çelebi,
“Başka türlü birine verseydik, bir holdinge verseydik, o kendine göre yönetecekti burasını, değil mi?”
ifadelerini kullandı.
Çelebi, projeyi alan firmanın da doğal olarak pazarlama ve satış yaparak gelir elde edeceğini belirterek bunun ticari modelin bir parçası olduğunu kaydetti.
“Şimdi adam alacak ve bunu pazarlayacak. Tabii ki şu anda burası pazarlamak için verilen bir yer. Adam alacak, para kazanacak.”
Ayhan Sürmen’in geçmişte Dünya Ticaret Merkezi’nin ihale edilmesine ilişkin kullandığı, “O binayı ihale ettiklerinde bu şehre ihanet ettiler” sözleri de Çelebi’ye soruldu.
Sürmen’in bu sözleriyle kendisini ve TTSO eski Başkanı Suat Hacısalihoğlu’nu hedef aldığı hatırlatılan Çelebi, kararın iki kişinin aldığı bir karar olmadığını söyledi.
“İhaleyi veren benle Suat Bey değil ki. Yönetim kurulu. Benim orada yüzde bir civarında hissem var, neyse o. Öyle bir karar alındı. Niye ihanet olsun ki? Şehirde yapılan en iyi uygulamalardan bir tanesidir. Atıl olan yeri ilk defa faaliyete geçiriyoruz.”
Dünya Ticaret Merkezi’nin yıllardır çözülemeyen bir sorun olduğunu vurgulayan Çelebi, mevcut yönteme itiraz edenlerin uygulanabilir alternatiflerini açıklaması gerektiğini ifade etti.
“Gel abi, verelim sana, senin olsun burası. Ne yaparsın? Biz ne yapıyoruz? Birine veriyoruz, bu adam bunu pazarlayacak. Satıştan alınan, orada bize düşen payla da Kongre ve Fuar Merkezi’ni yapacağız. Yani iyi bir uygulama bu.”
Kongre ve Fuar Merkezi’nin tamamlanması için kaynağa ihtiyaç olduğunu belirten Çelebi, Dünya Ticaret Merkezi’ndeki bazı bölümlerin satışından elde edilecek TTSO payının doğrudan bu amaç için kullanılacağını söyledi.
Çelebi, Dünya Ticaret Merkezi’nin Trabzonlu firmalar tarafından değerlendirilmesi için daha önce girişimde bulunduklarını da anlattı.
“Biz çıktık, ‘Hadi alın burayı’ dedik bizim firmalara. Bir araya gelemediler. Topladık ama öyle bir şey olmadı.”
Büyük çaplı bir yatırım için yeterli sermayeye sahip olmayan yatırımcıların da yeni modelde daha küçük birimlere yatırım yapabileceğini belirten Çelebi şunları söyledi:
“Ama parça parça her zaman alınır. Senin büyük paran olmayabilir ama ufak paralarla satın alabilirsin. Dükkan alırsın, mağaza alırsın.”
İhale konusunda neden acele edildiği yönündeki eleştirilere de cevap veren Çelebi, Dünya Ticaret Merkezi’ndeki yapıların bekledikçe zarar gördüğünü söyledi.
“Bir an önce orayı halletmek lazım. Bina çürüyor”
İhale sürecinin iki-üç ay seçim nedeniyle ertelenmesinin sorunu çözmeyeceğini ifade eden Çelebi, seçim beklentisi üzerinden hareket edilmesini de eleştirdi. Alana yönelik yeterli talep oluşmadığını ifade eden Çelebi,
“Rağbet yok. İki bina, iki blok duruyor. Almak isteyen gelsin alsın, varsa parası. Beş yıldızlı otel binası da duruyor mesela’’ dedi.
Tartışmanın kişisel bir polemiğe dönüştürülmemesi gerektiğini savunan Erkut Çelebi, gazetecilerin de eleştirileri aktarırken çözüm önerilerini sorgulaması gerektiğini söyledi.
Tartışmaların Trabzon’u geriye götürmemesi gerektiğinin altını çizen Çelebi,
“Bu düşünceler geri adım attırır. Biz ileriyi düşünmemiz lazım artık. İleride ne yapacağımızı, şehir için ne yapacağımızı düşünmemiz lazım. Bir mücadele veriyorsak şehir için veriyoruz.” ifadelerini kullandı.
Dünya Ticaret Merkezi’ndeki ortaklık yapısına da değinen Çelebi, TTSO’nun tek başına belirleyici olmadığını belirtti.
Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç’e de teşekkür eden Çelebi şöyle konuştu:
“Ahmet Başkan’dan Allah razı olsun. O önümüzü açıyor. Yoksa adam der ki, ‘Ne yapıyorsunuz siz kardeşim? Benim burada çok daha yüksek hissem var, sen yüzde birle ne konuşuyorsun?’”
Ortaklık yapısını bir arazi örneği üzerinden anlatan Çelebi, “Senin bir arazin var diyelim. Çok küçük hissesi olan biri geliyor sana orada akıl veriyor. Ne dersin? Mantıksız bir şey.”
ifadelerini kullandı.
Diğer hissedarların bugüne kadar TTSO’nun önünü açtığını belirten Çelebi,
“Hissesi bulunanlardan Allah razı olsun. Bize her zaman önümüzü açıyorlar. Biz istiyoruz ki bir Kongre ve Fuar Merkezi’ni yapalım, çözelim bunu’ dedi.
Trabzon ekonomisinin yalnızca yaz turizmine bağımlı kalmaması ve alternatif turizmin geliştirilmesi gerektiğini de vurgulayan Çelebi, kent için yeni ulaşım ve turizm bağlantıları oluşturmaya çalıştıklarını söyledi.
“Alternatif turizme gitmemiz lazım. Bak şu anda turizmde bir futbolcunun gelmesiyle bir hareketlilik oldu. Hemen İran’dan Tahran uçağını başlattık. O uçaklar, bu uçaklar, bölgeden bağlantılar... Mücadele veriyoruz.”
Yaklaşan TTSO seçimlerine rağmen seçim çalışmasından çok Trabzon’un ekonomik kazanımlarına yoğunlaştığını savunan Çelebi,
“İşi gücü bıraktık, ben hâlâ seçim çalışması da yapmıyorum. Ben hâlâ Trabzon’a ne getiririmin derdindeyim” ifadelerini kullandı.
Dünya Ticaret Merkezi projesinin mevcut haliyle tek bir büyük sermaye grubuna devredilmeyeceğini tekrar vurgulayan Çelebi, ticari alanların parçalı biçimde satışa sunulacağını söyledi.
“Şu anda iki blok duruyor. Kongre ve Fuar Merkezi ile beş yıldızlı otel duruyor. Verilen yer de yine halka verilmiş olacak. Toptan olarak verilmeyecek, parça parça olacak. Bir holding ya da bir grup alacağına yine halk alabilecek.”
Parası olan herkesin ihaleye girerek ticari birimlerden satın alabileceğini söyleyen Çelebi, projenin “ticaret merkezi” niteliğinin ortadan kaldırılmadığını özellikle vurguladı.
Sürmen’in “Dünya Ticaret Merkezi ticaretin merkezi olmalı” sözlerine cevap veren Çelebi, projenin zaten bu anlayış çerçevesinde sürdürüldüğünü söyledi.
“Ticaret merkezi deniliyor; zaten ticaret merkezi oluyor. Burasını alıp konut yapmıyoruz. Yine ticaret merkezi.”
Çelebi, projenin gelecekte farklı ticari ve hizmet alanlarını barındıracağını belirterek sözlerini şöyle tamamladı:
“Burada dükkanlar olacak, ofisler olacak, sağlık alanları olacak, klinikler olacak. Kim istiyorsa, nasıl değerlendirecekse değerlendirecek. Yine iş merkezi. İş merkezinin anlamı nedir?”
Erkut Çelebi böylece Ayhan Sürmen’in hem ihale zamanlamasına hem de Dünya Ticaret Merkezi’nin ofis ve ticari alanlara dönüştürülmesine yönelik eleştirilerine karşı çıkarak, mevcut modelin alanı tek bir sermaye grubuna teslim etmek yerine daha geniş bir yatırımcı kitlesine açacağını ve buradan sağlanacak kaynakla Trabzon’un yıllardır beklediği Kongre ve Fuar Merkezi’nin tamamlanacağını savundu.