Bugun...



FINDIKTA YAKLAŞAN BÜYÜK TEHLİKE!

Ziraat Mühendisleri Odası Trabzon Şube Başkanı Cemil Pehlevan, fındık piyasasında oluşan fiyatlar ile üretim maliyetleri arasındaki uçuruma dikkat çekerek çok ciddi uyarılarda bulundu. Serbest piyasada fındığın 160-180 lira bandına kadar gerilemesinin üreticiyi bahçeden uzaklaştırabileceğini belirten Pehlevan, mevcut politikanın devam etmesi halinde Karadeniz’de bazı fındık bahçelerinin birkaç yıl içerisinde üretim dışı kalabileceğini söyledi.

facebook-paylas
Güncelleme: 25-08-2026 15:47:27 Tarih: 25-08-2026 11:31

FINDIKTA YAKLAŞAN BÜYÜK TEHLİKE!

PEHLEVAN UYARDI: BİRİLERİNİ KORUYACAĞIZ DİYE ÜRETİMİ BİTİRİYORLAR!

Pehlevan, “Birilerini koruyacağız diye üretimi bitiriyorlar” sözleriyle tepkisini dile getirirken, üreticinin yalnızca bugünkü gelirinin değil, Türkiye’nin gelecekteki fındık üretim kapasitesinin de tehlikeye girdiğini savundu.

 

“TMO, 250 LİRAYI TABAN FİYAT OLARAK AÇIKLAMALIYDI”

Toprak Mahsulleri Ofisi’nin açıkladığı 250 liralık alım fiyatının piyasada beklenen etkiyi oluşturmadığını ifade eden Pehlevan, asıl sorunun bu rakamın açık biçimde “taban fiyat” olarak ilan edilmemesi olduğunu söyledi.

Pehlevan, şunları kaydetti:

“TMO'nun en büyük hatası 250 lirayı taban fiyat olarak açıklamaması oldu. Taban fiyat denseydi bunun altında bir fiyat oluşmaması gerekirdi. Şimdi TMO, ‘Ben 250 liradan alıyorum’ diyor ama serbest piyasanın önüne bağlayıcı bir taban koyulmuş olmuyor. Dolayısıyla piyasa kendi istediği şekilde hareket ediyor. Fındık fiyatının yükselmesi gerekiyor ve TMO’nun alımlarıyla birlikte bir miktar yükselmesi de beklenebilir.”

Pehlevan’a göre üreticinin maliyetleri dikkate alındığında mevcut fiyatlar sürdürülebilir olmaktan çok uzak.

 

“FINDIĞIN GERÇEK MALİYETİ 270-300 LİRAYA YAKLAŞIYOR”

Fındık üretiminde yalnızca toplama maliyetinin dikkate alınamayacağını vurgulayan Pehlevan; gübre, ilaç, bahçe temizliği, ışkın alma, patoz, nakliye ve işçilik maliyetlerinin tamamının hesaba katılması gerektiğini söyledi.

Üreticinin ayrıca yaşamını sürdürebilmesi için makul bir gelir payının da fiyat hesabına eklenmesi gerektiğini belirten Pehlevan, fındığın gerçek maliyetinin bugün 270 ila 300 lira bandına yaklaştığını savundu.

Pehlevan, “Maliyet hesaplanırken bütün giderleri üzerine koyacaksınız. Bunun üzerine üreticinin yaşam payını ve kâr marjını da eklemeniz gerekiyor. Bugün ortaya çıkan tabloya baktığımızda 250 liranın bile yeterli olmadığı görülüyor” dedi.

 

25 KİLO FINDIK 4 BİN 500 LİRA, YEVMİYE 3 BİN LİRA

Üreticinin karşı karşıya olduğu tabloyu somut bir hesapla anlatan Pehlevan, bir işçinin günlük yaklaşık 20-25 kilogram kuru fındığa denk gelecek ürün toplayabildiğini söyledi.

Fındığın kilogramının 180 liradan hesaplanması halinde 25 kilogram fındığın toplam değerinin 4 bin 500 lira olduğunu belirten Pehlevan, bunun yaklaşık 3 bin lirasının yalnızca toplama yevmiyesine gittiğine dikkat çekti.

Pehlevan şöyle konuştu:

“25 kilo fındığı 180 liradan sattığınızda 4 bin 500 lira yapıyor. Bunun 3 bin lirasını toplayıcıya verdiniz. Geriye 1.500 lira kaldı. Bunun daha patozu var, nakliyesi var, otu var, ışkını var, gübresi var, ilacı var. Böyle bir üretim modeli olabilir mi? Üreticinin eline ne kalacak?”

İşçinin yemekli veya yemeksiz çalışmasına göre günlük maliyetin 3 bin ila 3 bin 500 liraya kadar çıkabildiğini belirten Pehlevan, bu şartlarda üreticinin dışarıdan işçi çalıştırmasının ekonomik anlamını yitirdiğini söyledi.

 

“ÜRETİCİ FINDIĞI PARA KAZANDIĞI İÇİN DEĞİL, BAHÇESİ TERK EDİLMİŞ GÖRÜNMESİN DİYE TOPLUYOR”

Pehlevan, bazı üreticilerin bugün fındık bahçesine ekonomik kazanç elde etmek amacıyla değil, aileden kalan bahçeyi terk etmiş görünmemek için girdiğini ifade etti.

Karadeniz’de toprağa ve aileden kalan bahçeye ilişkin güçlü bir kültür bulunduğunu belirten Pehlevan, “İnsanlar ‘Dededen kalan bahçeyi bıraktı’ denilmesin diye, gururundan bahçeye giriyor. Kendisi toplarsa belki üç kuruş, beş kuruş kalıyor. Ama kendi emeğinin yevmiyesini de maliyete koyduğu anda zaten ortada kazanç kalmıyor. Şu anda üretici için zarar üstüne zarar söz konusu” dedi.

Pehlevan, bir vatandaşla yaptığı görüşmeden de örnek vererek, işçilik maliyetleri nedeniyle ürününü toplamayan üreticilerin ortaya çıkmaya başladığını söyledi.

“Bir vatandaşımız, ‘İki kişiyiz, toplayacak durumumuz yok. Yevmiyeciye versem fındık kurtarmıyor. Ben de bıraktım geldim’ dedi. İşin geldiği nokta budur” ifadelerini kullandı.

 

“BU YIL GİRMEZ, SENEYE DE GİRMEZSE BAHÇE ELDEN GİDER”

Pehlevan’ın en dikkat çekici uyarısı ise fındık bahçelerinin tamamen üretim dışına çıkma ihtimaline ilişkin oldu.

Karadeniz’in iklim ve bitki örtüsü nedeniyle birkaç yıl bakılmayan bahçelerin çok hızlı şekilde diken, ısırgan, akasya ve kızılağaçla kaplandığını belirten Pehlevan, üreticinin bahçeden çekilmesinin yalnızca bir yıllık ürün kaybı anlamına gelmeyeceğini söyledi.

Pehlevan, şu ifadeleri kullandı:

“Adam bu yıl bahçeye girmedi. Seneye de aynı şartlar devam etti, yine girmedi. Bir daha o bahçeye girme şansı çok azalır. Karadeniz’de bir bahçeye üç yıl girmediğiniz zaman orası dikenlik olur, ısırganlık olur, kızılağaçlık olur, akasyalık olur. Ondan sonra orayı yeniden üretime kazandırmak çok zorlaşır.”

Benzer bir tabloyu geçmişte Rusya ve Gürcistan’da çay bahçelerinde gördüklerini dile getiren Pehlevan, üretimden kopuşun uzun vadeli sonuçlarına dikkat çekti.

 

“BİRİLERİNİ KORUYACAĞIZ DİYE ÜRETİMİ BİTİRİYORLAR”

Fındık sektöründe üretici dışında ticaret ve sanayi ayağında para kazanan önemli kesimlerin bulunduğunu belirten Pehlevan, bütün sistemin temelinde ise çiftçinin olduğunu vurguladı.

Pehlevan sert ifadeler kullanarak şöyle konuştu:

“Birilerini koruyacağız diye üretimi bitiriyorlar. Bu işten oturduğu yerde para kazananlar var. Fındığı alan, ticaretini yapan, işleyen, ihraç eden var. Ama çiftçi üretimden çekilirse fındık fabrikasında çalışan da, ticaretini yapan da, ihracatçı da bunun sonucundan etkilenir.”

Fındığın Türkiye’ye önemli miktarda döviz girdisi sağladığını hatırlatan Pehlevan, üreticinin sistemden çekilmesinin yalnızca çiftçinin sorunu olarak görülemeyeceğini kaydetti.

 

“ÇİFTÇİ ÇEKİLİRSE BÜTÜN FINDIK SEKTÖRÜ ZARAR GÖRÜR”

Üreticinin fındık bahçesinden çekilmesinin zincirleme sonuçlar doğuracağını ifade eden Pehlevan, “Fındık fabrikasında çalışan insanlardan ihracatçıya, tüccardan ülkeye giren dövize kadar herkes bundan etkilenir. Üretici olmazsa geride işleyecek ve satacak ürün de kalmaz” dedi.

Türkiye’nin dünya fındık piyasasındaki güçlü konumunun ancak üretimin sürdürülebilir olmasıyla korunabileceğini dile getiren Pehlevan, fiyat politikalarının günlük piyasa dengeleri üzerinden değil, uzun vadeli üretim planlaması çerçevesinde ele alınması gerektiğini söyledi.

 

PEHLEVAN: “GERÇEKÇİ MALİYET HESABI ŞART”

Fındıkta fiyat belirlenirken üreticinin bütün giderlerinin hesaba katılması gerektiğini vurgulayan Pehlevan, çiftçinin üretimde kalmasını sağlayacak bir model oluşturulmasını istedi.

“Böyle bir planlama olmaz, olmamalı da. Yazık, günahtır. Çiftçiyi korumamız gerekiyor. Çiftçinin üretimini sürdürülebilir kılmamız gerekiyor” diyen Pehlevan, mevcut fiyat ve maliyet dengesinin devam etmesi durumunda fındık tarımının geleceğinin ciddi risk altında bulunduğunu belirtti.

Pehlevan’ın uyarıları, fındıktaki tartışmanın yalnızca “bu yıl fiyat kaç lira olacak?” meselesinden ibaret olmadığını da ortaya koyuyor. Üreticinin maliyetini karşılayamadığı için bahçeden çekilmesi halinde önümüzdeki yıllarda asıl büyük sorun, fındığın fiyatından önce fındığı üretecek çiftçinin ve üretimde tutulacak bahçenin kalıp kalmayacağı olabilir.

 







Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER EKONOMİ Haberleri

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
Henüz anket oluşturulmamış.
HABER ARA
YUKARI YUKARI