|
Tweet |
CHP’de yaşanan ayrılıklar ve çok sayıda ismin Yeni Parti’ye geçmesinin ardından gözlerin çevrildiği isimlerden biri de CHP Ortahisar Belediyesi eski meclis üyesi ve son il başkanlığı seçiminde başkan adayı olan Oktay Söğüt oldu.
Partide kalmaya devam eden Söğüt, kararının mevcut CHP yönetimine destek anlamına gelmediğinin altını çizerken, yaklaşık 20 yılı aşkın siyasi geçmişinin bulunduğu CHP’den bir anda ayrılmasının kendisi açısından kolay olmadığını ifade etti.
Partiden istifa edip etmeyeceği yönündeki soruya Söğüt, şu yanıtı verdi:
“Şu anda buradayım. Cumhuriyet Halk Partisi’nde devam ediyorum. Yarın ne gösterir bilinmez ama şu anda buradayım.”
Yeni Parti’ye geçen isimlerin kararına saygı duyduğunu belirten Söğüt, kendisinin ise süreci daha ağırdan almayı tercih ettiğini dile getirdi.
Söğüt, “Giden herkese saygı duyuyorum. Onların bir takım gerekçeleri var. Kalanların da, bizim de bir hikâyemiz var. Uzun yılların verdiği bir şey dersin, biraz duygusallık dersin... Biz çok hızlı hareket etmiyoruz, etrafı gözlüyoruz” dedi.
CHP’nin çeşitli kademelerinde 20 yılı aşkın süre görev yaptığını hatırlatan Söğüt, karar verirken kendi vicdani muhasebesini yaptığını söyledi.
Söğüt şöyle konuştu:
“Sonuçta 20 yılı aşkın bir süre çeşitli kademelerinde hizmet verdiğim bir yerden bir anda ayrılmak kolay değil. Kendi iç dünyamda bir hesap yapıyorum. Biraz daha ağırdan hareket edeceğim gibi görünüyor, vicdanım bana öyle söylüyor.”
Ancak Söğüt, bu tutumunun mevcut parti yönetimine destek olarak değerlendirilmemesi gerektiğini özellikle vurguladı:
“Mevcut yönetimi de desteklemiyorum, kesinlikle.”
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun politikalarını benimseyip benimsemediği yönündeki soruya da açık yanıt veren Söğüt, “Hayır, hiç benimsemiyorum” dedi.
CHP’ye bağlılığının kişiler üzerinden değil, partinin tarihsel kimliği, tüzüğü ve programı üzerinden şekillendiğini ifade eden Söğüt, CHP Tüzüğü’nün birinci maddesindeki kuruluş vurgusuna dikkat çekti.
Söğüt, CHP’nin Mustafa Kemal Atatürk liderliğinde Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin devamı olarak kurulduğunu hatırlatarak şunları söyledi:
“Benim bağlılığım şu anda ona. Asla kişilere değil. O hikâyeyi sonlandırmak bana çok zor geliyor. Gündemi gözlemliyorum. Giden arkadaşlara asla ‘Niye gittiniz?’ demiyorum ama kendi durumumu biraz daha değerlendireceğim.”
Parti içerisinde mücadele etmeye devam edeceğini kaydeden Oktay Söğüt, CHP’nin Türkiye siyaseti açısından taşıdığı öneme ilişkin de dikkat çekici bir değerlendirmede bulundu.
Söğüt, “Ben, CHP’yi kurtarmadan Cumhuriyeti kurtarmanın mümkün olmadığına inanan insanlardan biriyim” ifadelerini kullandı.
Parti içindeki değişim kanallarının henüz kapanmadığını savunan Söğüt, mücadelesini sonuna kadar sürdürmek istediğini belirterek, “Sonrasında Yeni Parti veya başka bir alternatif tabii ki gündemime gelir ama şu an parti içindeki kanalların henüz bitmediğine inananlardanım” diye konuştu.
Söğüt, CHP’de kalma kararının kesin ve değişmez bir karar olmadığını da açık şekilde dile getirdi.
Parti içerisindeki bütün mücadele yollarının kapanması halinde Yeni Parti seçeneğinin de gündemine gelebileceğini ifade eden Söğüt, şöyle devam etti:
“Burada yapabileceğimiz şeyler olduğunu hâlâ düşünüyorum. Bu, ‘Yarın Yeni partiye geçilmez’ anlamında değil. O kanallar kapanırsa ben de geçerim ama o kanalları sonuna kadar zorlayacağız.”
CHP ile Yeni Parti arasındaki ilişkinin sert bir siyasi rekabete ve düşmanlığa dönüşmesini istemediğini de vurgulayan Söğüt, iki partinin gelecekte yeniden aynı çatı altında buluşabileceğini savundu.
Söğüt, “Ben Cumhuriyet Halk Partisi ile Yeni Parti’nin düşman iki parti olmasını isteyenlerden değilim. Kardeş iki parti olmasını ve bir süre sonra tekrar CHP çatısı altında bir araya gelmesini düşünenlerdenim” dedi.
Oktay Söğüt’ün en sert tepki gösterdiği konu ise CHP’den ayrılmayıp partide kalan isimlere yönelik kullanılan ifadeler oldu.
Partide kalanların “saraya hizmet etmekle” ya da “hainlikle” suçlanmasını kabul etmediğini belirten Söğüt, sert ifadeler kullandı:
“Bize dönük sert bir genel söylem var. ‘Kalanlar saraya hizmet ediyor, kalanlar haindir’ deniyor. Ne münasebet ya! Ne münasebet! Bizim 30 yıllık bir hikâyemiz var.”
Partiden ayrılanlara nasıl saygı gösteriliyorsa kalanların tercihlerine ve geçmişlerine de aynı saygının gösterilmesi gerektiğini kaydeden Söğüt, sözlerini şöyle tamamladı:
“Gidene saygı duyuyoruz da, kalanın hikâyesine de saygı duymak gerekiyor. ‘Niye kalındı?’ demek öyle kolay değil. Herkesin kendi sebebi olabilir. Kanallar bütünüyle kapanmadan geçmenin doğru olduğunu düşünmüyorum açıkçası. Burada mücadele vereceğiz.”